
WARCRAFT 2′nin yakaladığı inanılmaz başarıdan sonra BLIZZARD’dan beklenen tek şey kalmıştı artık daha iyi bir oyun! WARCRAFT 3 çıkmadan zaten efsane olmuştu, yani ilk olarak oyun tam bir strateji gibi yapılmaya karar verildi daha sonra tamamen RPG türünde bir oyun düşünüldü ama oyunun fanatiklerinin bu işe bir hayli kızacakları düşünülüp bu fikirden de vazgeçildi. Hatta bir ara oyunun hiçbir zaman çıkmayacağına dair söylentiler kulaktan kulağa dolaşmaya başladı! Ama işte beklediğimiz oldu, WARCRAFT 3 çıktı ve gerek oynanışıyla gerek yeni ırk ve karakterleriyle dört dörtlük bir oyun var elimizde. Blizzard yine yapıcağını yaptı ve bizi can evimizden vurdu.
Evet, biraz uzunca bir giriş kısmından sonra oyunun incelemesine geçelim artık; herzaman olduğu gibi oyunu mümkün olduğunca WARCRAFT’ı ilk kez oynayacak ve daha önceden hiç bir fikri olmayan oyuncular için anlatmaya çalışacağım. Oyunun bundan önceki oyunlarla birlikte hikayesi kısaca şöyle…
Bilinmeyen bir zamanda bilinmeyen bir dünyada insanlar ve diğer ırklar (elfler, dwarflar vs.) çok da barış ve mutluluk içinde olmasa da kendi hallerinde yaşamaktadırlar, ta ki bir boyut kapısı açılana ve bu kapının içinden dünyayı işgal etmek için gelen Orc’ların çıkıp herşeyi yakıp yıkmaya başlamasına kadar! İnsanların zekaları çok da üst düzeyde olmayan bu yaratıkların nasıl olup da dünyalarını işgal etmeye başladıklarını düşünmek için fazla zamanları yoktur, onlara katılan elf ve dwarf birlikleriyle beraber işgalci orc ırkına karşı savaşmaya başlarlar. Savaş çok kanlı geçmesine rağmen insan orduları orc’ları yenilgiye uğratmayı başarır ve büyücüler boyut kapısını sonsuza dek kapatırlar. İşgal sona ermiştir…
Aradan uzun uzun yıllar geçer, her şey eski düzenine girmiş gibi görünmektedir ama genç bir orc her şeyi yeniden değiştirecektir! Annesi insan, babası orc olan(!) genç, bir orc kadar güçlü ve bir insan kadar da zekidir. Dünyada kalan dağılmış ve kendi aralarında çoğalmaya başlamış orc’ları tekrar bir araya getirir ve yarım kalmış işlerini bitirmek için tekrar saldırıya geçer. Savaş gene orc’lar için hayal kırıklığı olsa, insanlar ve yandaşları yeniden büyük bir zafer kazanmış olsalar da bir daha hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır.
İşte biz WARCRAFT 3′e tam buradan başlıyoruz; Orc’ların son saldırısından sonra uzun yıllar geçmiştir; insalar artık bitmek bilmeyen orc saldırılarından yorulmuş ve kendi aralarında da sorunlar yaşamaktadırlar. Kral çok yaşlandığı için kimseye sözünü geçirememekte (kendi oğuluda dahil) ve krallıkta her şey karışmıtır ki “undead” saldırsı başlar. Burning Legion, yani ilk orc saldırılarının arkasındaki güç bir kez daha ortaya çıkmıştır ve bu kez dünyanın fethi, boyut kapılarının açılması için Undead’leri görevlendirmişlerdir. Undeadler insanların çaresizliğinden ve kendi içlerindeki sorunlardan yararlanarak dünyayı işgal etmeye başlarlar, planlarınının yürüyeceğinden emindirler. Ancak arşılarında hiç beklemedikleri iki düşmanı bulurlar; Orclar ve Night Elfler.
Orclar aslında son derece gururlu ve cesur savaşçılarken Burning Legion’un etkisine girmişler ve boyut kapısından geçerek insanlara saldırmışlardıraradan geçen yıllar sonun da Burning Legion’un orc’lar üzerindeki etkisi sona ermiş, özgürlükleri ve onurları için savaşan orc’ları karşılarında bulmuşlardır. Night Elf’ler ise büyücü akrabalarının aksine insanlara katılmayı reddetmiş, elf’lerden oluşan doğa için yaşayan ve izlerini kaybettirmiş bir ırktır. Burning Legion ve Undead’lerin saldırılarına dayanamayan Night Elf’ler yaşadıları toprakları kurtarmak için son kez ortaya çıkarlar. Bakalım insanlara hiç beklemedikleri anda yardım eden müttefikler Burning Legion ve Undead’leri durdurmayı başarabilecek mi?
Oyunumuz real-time strateji (RTS) ve RPG arasında bir yerlerde, bu zaten yeni oyundaki en büyük özelliklerden biri. Eski WARCRAFT oyunları klasik birer strateji oyunuydu, yani birliklerinizi yapar ve rakibinize saldırırdınız, bu yeni oyunda da aynısını yapıyorsunuz yani gene adamlarınızla odun ya da altın çıkartıp birlikler kurmaya çalışıyorsunuz. Ama artık her ırkın (human, orc, night elf, undead) kendine has 3 tane hero’su var!! Herolar tamemen oyundaki diğer birimlerden bağımsız karakterler, kendilerine özgü güçleri ve özellikleri var. Daha önce birkaç oyunda da hero’lar kullanılsa da hiçbir oyunda bu kadar yerinde ve güzel kullanılamamıştı bence; bu da oyuna tamamen farklı bir bakış getirmiş. Çünkü bu hero’ların hepsinin farklı özellikleri var, kimi büyü kimi de yakın dövüş yönünden “aşmış” durumda ve zamanla level atlayıp güçlerini arttırabiliyorlar, ayrıca kendilerine özel invertory’leri sayesinde değerli birçok eşyayı taşıyabiliyorlar. Zaten siz de fark ediceksiniz ki bir süre sonra oyunu herolar götürmeye başlıyorlar, ordunuzun en önemli adamları oluryorlar ve yenilmezleşiyorlar.
Öldüklerinde ise heroları tekrar diriltebileceiğiniz bir bina mevcut oyunda. Fakat yeniden dirilen heronun inventory’si boş oluyor. Yani taşıdığı eşyaları kaybediyor. Ayrıca herolar bazı özellikleri sayesinde o an yakınlarında olan normal birimlerinde güçlerini arttırabiliyor ya da çeşitli özellikler kazanmalarını sağlıyabiliyorlar. Bir tür büyük lider ya da komutan olarak bakabiliriz onlara. Hero’lar oyuna RPG yönünden yeni bir yaklaşım getirmiş; artık her oyuncu bu herolar sayesinde kendini biraz daha fazla oyunun içinde hissedecek, buna eminim. Oyunu senaryodan oynarsanız beni daha iyi anlayacaksınız…
Eski WARCRAFT’çıları düşündüren ya da üzen bir nokta da WARCRAFT 3′ün tamamen 3D olmasıydı. Strateji oyunlarıyla ilgilenen herkez çok iyi bilir ki, şu ana kadar çıkmış hiçbir 3D strateji oyunu bekleneni verememiştir. Yani nedense hep bir ruhsuzluk tek düzelik hakim olurdu oyunlara. 2D’lerin zevkine ve güzelliğine ulaşılamazdı. Bana soracak olursanız WARCRAFT 3 bu görüşü tamamen değiştirebilecek bir oyun; gerçekten çok güzel grafikleri var ve şu ana kadar diğer 3D strateji oyunlarında yaşadığınız sorunları yaşatmıyor size. Tabi ki bunda oyunun konusunun ve işlenişinin de büyük payı olduğunu söylemek lazım. Artık bir şekilde strateji oyunlarında da 3D tatmin edici şekilde kullanılmalıydı, Blizzard da bunu yapamasaydı hiçbir şirket yapamazdı bence. Şu artık tartışılmaz bir gerçek ki önümüzdeki dönemde çıkacak strateji oyunlarının çoğu 3D olacak, artık buna alışmak zorundayız. WARCRAFT 3 yine 2D grafiklerle karşımıza çıksaydı emin olun ki eski oyunlardan tek farkı hero kavramı olurdu ama şimdi!!! Grafikler konusundaki son sözüm gerçekten güzel oldukları ve çok da bir zorluk yaratmadıkları, hatta bir çok yerde oyunu çok rahatlattıklarıdır. Bu yüzden grafik yönünden söylenen sözlere çok da kulak asmayın.
Blizzard’ın yerinde yaptığı bir diğer değişiklik ise oyuna 2 yeni ırkın eklenmesi olması bence. İlk iki oyunda sıkça kullanılmış olan human-orc savaşı artık kabak tadı vereceği düşünülerek değiştirilmiş (ya da geliştirilmiş) ve oyuna birbirinden karizmatik 2 ırk daha eklenmiş; Night Elf’ler ve Undead’ler. Bu iki ırkın eklenmesiyle beraber oyundaki seçebileceğimiz ırk sayısı dört’e çıkıyor. Irkların birbirleriyle benzer hiçbir noktaları yok, bütün birimlerin değişik özellikleri var ama bunlar çok iyi bir şekilde dengelendiği için herhangi bir ırkın diğerlerine karşı bir üstünlüğü söz konusu değil. Oyundaki ırk sayısını artırmalarının bir diğer nedeni de multiplayer oyun desteği gibi gözüküyor, çünkü Blizzard, online oyun konusunda gerçekten çok iddalı bir firma. Her yıl milyonlarca kişi Blizzard serverlarında oyun oynuyor, eğer oyun iki ırkla kısıtlansaydı online oyuncular için büyük bir kayıp olabilirdi. Bence bunu da göze alamamış olabilirler. Bakınız StarCraft’ı yıllardır insanlar sıkılmadan oynuyor. Bunda ırkların özellikleri ve sayıca fazla olmaların da bence büyük bir etkisi var. Her ırkın diğer ırklara göre gelişim aşamaları farklı olduğundan SC’daki ırkların birbirlerine saldırı kombinasyonları da değişiyor ve bu sayede oyun inanılmaz zevkleniyor. Umalım ki aynı olay WARCRAFT 3 için de geçerli olsun ve bize ikinci bir SC vakası yaşatsın 
Neyse, gelin şimdi ırkları ve birimlerini biraz yakından tanıyalım…
HUMAN (İNSANLAR)
WARCRAFT dünyasının onurlu ve bilge savaşçıları bu kez gerçekten zor durumdalar! Bitmek bilmeyen soylu çekişmeleri, entrikalar ve orc akınları krallığı gerçekten çok zor bir durumda getirmiştir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi dünyayı işgal için Burning Legion’un gelmesiyle insanların durumu gerçekten içler acısıdır. Bakalım bu sefer insanlar ve yandaşları Dwarf ve Elf’ler bu büyük savaştan sürpriz yardımcılar(!) sayesinde zaferle ayrılabilecek mi? Üniteler;
Peasant: Her strateji oyununun değişmez öğesi işçiler, binaları yapmayı, altın ve odun toplama
işlerini yapayorlar.
Footman: İnsanların en basit saldırı birimi. Çok güçlü değiller ama zor durumlar ve base savunması için çok iyiler..
Knight: Adından da anlaşıldığı gibi şovalyeler insan ordusunun en iyi ve yetenekli birimlerinden bir tanesi. Gerçekten çok iyi saldırı ve savunmaları olduğundan birkaç tanesiyle çok büyük işler yapabiliyorsunuz. Tek sorunları yüksek yer işgal etmeleri (oyunda 90 birim sınırınız var), bu yüzden bir orduda en fazla 4 tane felan yapabiliyorsunuz ama bu bile tehlikeli.
Rifleman: İnsan ordularına yardım eden değişik ırklar olduğunu daha önceden söylemiştim. İşte Dwarf Rifleman’lar bu birliklerden bir tanesi. Dwarf’lar herzaman makineler ve teknolojiyle arası iyi olan bir ırk ve bu işe doğuştan elleri yatkındır. İşte bu kez de ellerindeki tüfeklerle insan ordusunun karadan havaya saldırı yapabilen en etkili ve sanırım tek birimi olma özeliği sayensinde yine değişmezler arasında. Gerçekten çok ama çok işe yarıyorlar ve hava birimlerine yerdekilerden daha fazla damage veriyorlar (sanırım: )
Dwarven Mortar Team: Evet, insanların ayaklı tankı diyebileceğimiz bu birim(ler) iki dwarf’tan oluşuyor ve ellerindeki yüksek güçteki top sayesinde ortalığı şenliğe çeviriyor! Yakından saldırılara karşı savunmasız olmaları en büyük dez avantajları, meydan savaşları değil ama kuşatmalar için biçilmiş kaftan.
Elven Priest: İnsanlara yardım eden diğer ırk yani elf’lerin birimleri bu kez büyüye daha yatkın (haliyle). Adından da anlaşılacağı gibi Elven Priest, birimlerinizin sağlıklarını büyüleri sayesinde yükseltir ve büyüleriyle düşmana küçük hasarlar verir. Her orduda olmazsa olmaz karakterlerden biri, çünkü küçük bir aralık bulduğu anda en yakındaki ünitenize otomatik olarak Heal (iyileştirme) büyüsü yapıyor ve bu da çoğu durumlarda hayat kurtarıyor.
Elven Sorceress: Savaşçı büyücüler diyebiliriz; gene elf ırkından. Saldırıya yatkın büyüleri olduğundan kesinlikle düşmanlar için tehlike, ayrıca Polymorph büyüsü çok ama çok eylenceli…
Gryphon Rider: Dev bir kartalın üstüne binmiş eli baltalı bir dwarf ne kadar tehlikeli olabilirki! Diğer ırkların hava birimlerine karşı biraz güçsüz oldukları söylense de ben buna inanmıyorum.
Gyrocopter: Helikopter benzeri bu birim haritayı açmaya yarıyor daha çok ama düşük güçte saldırılar yapmayı da başarıyor (makinalıtüfek benzeri bir silahı var :)).
Dwarven Steam Tank: Tank işte! Birimleri taşımada ve binalara yapılacak saldırılarda çok işe yarıyor.
ORC
Burning Legion tarafından kullanıldığını ve üzerlerindeki etkinin artık tamamen bittiğini anlayan Orc’lar artık intikam duygusuyla yanıp tutuşuyorlar! Eski onurlu günlerine dönmek ve kölelikten kurtulmak için yemin eden orclar herzamankinden daha vahşiler. Burada şunu da belirteyim; benim oynamaktan en çok zevk aldığım ırk orc’lardır bu konuya sonra değineceğim. Üniteler;
Peon: Orc’ların işçisi bina yapar vs.
Grunt:Orcların en düşük askeri birimi, elindeki baltasıyla tam bir klasik.
Wolf Rider: WARCRAFT dünyasına yeni katılan birimlerden bir tanesi, dev bir kurdun üstünde oturan bir orc! Çok hızlı bir birim olduğunda daha çok gözcülük için idealler. Bir de Wolf Rider’a tıkladıktan sonra oradaki ağ şekline bir basın ve düşmanı seçin bakın neler oluyor?
Troll Head Hunter: İnsanların Rifleman’i gibi karadan havaya saldırı yapabiliyor ama bunu elindeki mızrağıyla yapıyor ve etrafa yine dehşet saçıyor 
Kodo Beast: Oyunun ilginç ünitelerinden birsi Kodo Beast. Bu dev hayvanın üzerinde oturan orc çaldığı davul ritimleri sayesinde çevresindeki birlikleri etkiliyor (heal ediyor ya da hızlandırıyor), ayrıca seçtiğiniz bir birimi hero hariç yutabiliyor ve midesinde eritebiliyor!
Tauren: Tek kelimeyle offf diyorum! Bu yaratıklar gerçekten çok tehlikeliler, yakın mesafeden düşmanlarının canlarını fazlasıyla yakıyorlar ve gönüllerde taht kuruyorlar! En büyük handikapları 4 (ya da 6 hatırlamıyorum) birimlik yer kaplamaları 
Shaman: Kulağa çok ilgiç geliyor değil mi? Ama orc’lar da göçebe kabileler gibi yaşadıklarından büyücü Shaman’lara büyük bir saygı gösteriyorlar. Orc’ların büyücü ünitesi olan bu birim saldırı planınıza göre çok işinize yarayabilir.
Catapult: Adından da anlaşılacağı gibi bir kuşatma aracı, çok uzun mesafelere yaptığı saldırılarla taş üstünde taş bırakmıyor, aman kendi birimlerinize dikkat!
Troll Witch Doctor: Bu ünite de orcların büyü ünitelerinden ama yaptığı büyüler genelde savaşçıları güçlendiriyor ya da karşı tarafı etkiliyor.
Wyrven Rider: Orcların hava saldırı birimi, Gryphon Rider’a çok benziyor.
UNDEAD
Orc’ları dünyayı fethetmek için yollayan Burning Legion tarafından yönetilen undead’lerın amacı Legion Askerlerine boyut kapısını açmak ve bu sayede fethi tamamlamak. Tamamen ölüm üzerine kurulmuş bir ırk undeadler, bina kurabilmek için bile çevredeki toprağı kurutmaları gerekiyor! Birimleri güçsüz gibi görünse de undead’lerın en büyük özelliği ölen birimleri diriltebilmeleri ve cesetleri ayağa kaldırabilmeleri, bu sayede tam savaş bitti zafer kazandım dediğiniz anda ölmüş olabilirsiniz dakkat! Üniteleri;
Acolyte: Undeadlerin işçi birimi demem gerekiyor ama işçiden çok büyücüye benzeyen bu birim binaları yapmıyor yerden çıkarıyor! (summon)
Ghoul: En güçsüz saldırı birimi, yaratılması biraz ilgiç! Ghoul’ların en iyi özelliği kendi heal’lerini kendileri yapabilmeleri, yerdeki cesetleri yiyerek kendi canlarını yükseltebiliyorlar. Aynı özellik Abomination’da da mevcut dikkat!
Banshee: Undead’lerin uçan biriminlerinden biri. Gerçekten çok ilginç saldırısı sayesinde vur kaç taktikleri için bire bir. Özellikle düşman büyücülere musallat etmenizi öneririm.
Abomination: Ayaklı bir psikopatlık abidesi olarak heykeli dikilmesi gereken bu birim bir elinde kasatura bir elinde zinciri ile etrafa ve bütün yakın saldırı birimlerine dehşet saçıyor! Gerçekten çok, ama çok tehlikeli bir birim, verdiği damage’ler bazen insanı delirtiyor “YUH! 3. Level hero’mu nasıl keser ya!” sesleri netcafelerde yankılanıyor.
Meat Wagon: Yarattığınız taze cesetleri (!) bu vagona yükleyip savaş sırasında vagondan boşaltırsanız olacaklara sahitlik edersiniz.
Ice Wraith: Genelde buz ve soğuk üzerine büyüler yapmakta uzman bu büyücü de Undead’lerin normal (nasıl normal?) büyücüsü!
Necromancer: Kamyoncu deyimiyle ismin yeter güzelim! Necromancer deyince her insanın içinin bir cız etmesi gerekir bence, nasıl böyle karizmatik bir birim olabilir? Necromancer’ler bu oyunda da boş durmuyor ve cesetleri olanca güçleriyle yerlerinden kaldırmaya devam ediyorlar. En çok güveneceniz birimlerden biri olmalı…
Gargoyle: Standart hava saldırı birimi, kendilerini savunmaya aldıklarında taşa dönüşüyorlar! Koruma, vur-kaç ya da ağır hava saldırılarının değişmez üniteleri.
Frost Wyrm: En tehlikeli hava saldırı birimi. Ölümcül nefesleri sayesinde hava savunması eksik bir yerin cezasını hemen kesiyorlar, gerçekten dikkat edilmesi gereken bir birim, ama çok yavaşlar.
NIGHT ELVES
Elfler çok uzun zamandan beri var olan bir ırk olduğundan bir çok felaket ve savaşla karşılaşmış, bunun sonucunda da kendi aralarında bazı gruplaşmalar meydana gelmiştir. Büyü güçlerini kullanan elfler insanlarla beraber savaşırken, Night Elves’ler ortalıkta pek görünmemişlerdir. Ama Burning Legion’un dünyayı işgale başlaması ve Undead’lerin toprağı öldürmeye başlaması bu doğa dostu varlıklar için artık son noktaydı! Çoğu birimlerinin gece hareketsizken görünmeme özelliği olan bu ırkın ayrıca binalarının hiç biri toprağa bağlı kalmak zorunda değil. Üniteleri;
Wisp: Ölmüş elflerin ruhları olduğu söylenen wispler bina yapmaya yarıyorlar ama saldırı güçleri yok. Ayrıca bir yere gönderilip patlatılabiliyorlar.
Treant: Yavaş saldırı birimleri olan Treant’lar ağaçlardan meydana geliyor bu yüzden savunmada
kullanmak daha mantıklı görünüyor.
Archer: Normal saldırı birimleri ama menzilleri çok fazla olduğundan savunmada çok yararlılar.
Huntress: Orclar kurt üstüne biner de Elfler kaplan üstüne binmez mi? Gerçekten güçlü olan bu birim hızı sayesinde siz daha ne olduğunu anlamadan birkaç adamı indirebiliyor ve gözden kayboluyor, bir de baykuşu var 
Ballista: Kuşatma silahı, catapult etkisini göstermese de (sadece hedefe zarar veriyor) yine de çok ama çok etkili.
Druid of the Talon: Elf ırkı büyüye inanmasa da büyücüleri var! Kuşa dönüşebiliyor.
Druid of the Claw: Gerçekten sağlam bir büyücü, kendini ayıya dönüştürebiliyor ve bu sayede yakın savaşlarda düşmana beklenenin çok üstünde zararlar verebiliyor, yerinde kullanılırsa inanılmaz etkili büyüleri var.
Dryad: Geyik amca! Neden böyle bir cümle kurduğumu onu görünce daha iyi anlayacaksınız, zehirli mızraklara dikkat!
Hippogryph: Güçsüz bir hava saldırı birimi gibi görünsede ilk bakışta, siz üzerine bir archer bindirince görün onu!
Chimaera: Elflerin ağır hava saldırı ejderhası! Gerçekten çok etkili (bir oyunun kaderini
değiştirecek kadar!), eğer onu iyi koruyabilirseniz size büyük zaferler kazandırabilir.
Evet arkadaşlar sizlere ırklar ve birimleri hakkında kısa bilgiler vermek istedim, unuttuğum veya bazı özelliklerini yazmadığım ırklar varsa özür dilerim. Birçok ünitenin özelliklerini kasten yazmadım çünkü neredeyse bütün ünitelerde ek bir özellik var, bunları sizin deneyerek bulmanızı istedim; zaten oyunun o kadar zevkli bir single player bölümü var ki bu özellikleri bulmak eminim sizler için de zor olmayacaktır. Herolardan ve özelliklerinden hiç bahsetmeyeceğim, çünkü bir hero’yla ilk karşılaştığınızdaki heyecanı burada size anlatamam, onu geliştirmek sizin elinizde olduğundan burada o sihirli anları bozmanın bir anlamı yok 
WARCRAFT 3 her şeyden önce bol action olan bir oyun, kimse bu oyunu bir Age of Empires ya da Empire Earth il karşılaştırmasın bence, ekonomi bu oyunda minimum seviyelerde tutulmuş durumda her şey sizin saldırıya geçmeniz için tasarlanmış; ya saldıracaksınız ya öleceksiniz bu oyunda savunmada kalarak ayakta kalamazsınız, çünkü savunmalar gerçekten iyi değil. Irklardan diğerlerine göre çok üstün olan bir tanesi yok. İlk başlarda Night Elf’ler biraz üstün gibi duruyordu ama işin aslı öyle değil; Human’lar çok dengeli bir ırk gerçekten; orc’lar yakın mesafede, Night Elf’ler ise uzak mesafe savaşlarında çok başarılılar. Undead’lerle çok az oynadım ama oynayan arkadaşlar inanılmaz olduklarını inatla iddia etmekteler ve yenilmediklerine göre bu doğru! Yani sizin sevdiğiniz ırk en güçlüsü..!
Son söz olarak şunu söylemek istiyorum; gerçekten çok çok uzun zamandır beklediğimiz bir oyun WARCRAFT 3. Strateji oyunlarında bi devrim yaratır mı? Hayır ama 3D özellikleriyle bence bir çok oyunun örnek alacağı bir oyun olur. İnanılmaz güzel bir senaryo, inanılmaz güzel bir single mod, inanılmaz güzel bir multiplayer mod, inanılmaz güzel bir oyun! Sağol Blizzard.
