‘Demo Oyunlar’ Kategorisi için Arşiv
Zoo Tycoon + Türkçe Yama
Pazar, 03 Ağustos 2008
Belirli kalıplara sıkışıp kalmış ve çok az kendini aşan üyeye sahip (misal, Theme Hospital) tycoon oyunları hakkındaki genel kanı çocuk oyunu olduğudur. RollerCoaster Tycoon, Zoo Tycoon gibi oyunları yalnızca çocuklar oynar, çünkü erkek adam ya yarışır, ya adam keser, ya tuvaletini yaptığı bir kedinin üzerine kibrit çakarak ortamı ısıtır. (Postal 2′ye sevgiler). Gel gelelim bu düşünce yapısı aslında çok da haksız sayılmaz, hatta yapımcılar dahi bazı oyunları yaşça küçük oyuncuların zorluk çekmeyeceği şekilde yaparlar; tıpkı Zoo Tycoon 2′de olduğu gibi.
Giriş videosundan kapanış seremonisine kadar her yerinde hafiflik, sakinlik sezilebilecek bir oyun Zoo Tycoon 2. İlk oyunu oynamış olanlarınız bilirler, yeni bir firma olan Blue Fang Amerika’da büyük satışlar yapan basit ama zevkli bir yapım ortaya koymuş, bir bakıma turnayı gözünden vurmuştu. İlk oyunun alıcı kitlesinin yaşça büyük olmadıklarını fark eden pazarlamacılar, 2. oyun için tamamıyla onların zorluk çekmeyeceği bir yapı ortaya koymaya çalışmışlar. Bu düşünce yapısı aslında basit ve kullanımı kolay bir ara birim sağlarken oyunun gereğinden fazla “basit” ve sade görünmesine sebep olmuş –ki şahsen ben bir tycoon oyunundan ayrıntılara boğulmak, en ince ayrıntılarla uğraşmak ve bu ince ayarların etkisini oyunda bariz bir şekilde görmeyi beklerim.
Aslına bakarsanız Zoo Tycoon 2, hepten üstünkörü yapıya sahip değil, birçok unsur detaylandırılmış ilkine oranla. Okumaya ömrünüzün yetmeyeceği büyüklükte hayvan ansiklopedisine (zoopedia) sahip oyun, hayvanlar hakkında fazlasıyla ayrıntılı bilgiyi çaktırmadan vermeyi başarabiliyor. Hayvanların ne yiyip içtikleri, ne oynadıkları, nasıl bir ortamda yaşadıkları ve hatta tarihi ile ilgili bilgi veren bu bölüm için Blue Fang’e sanal şapkamı çıkartıyorum.
Seri olma yolunda ilk adımı atan Zoo Tycoon 2′nin getirdiği en büyük yeniliği, RollerCoaster Tycoon serisinin de adım attığı 3. boyut. Tamamen 3 boyutlu, istediğiniz yere kamerayı döndürebildiğiniz ve hayvanlarınızın pirelerine kadar zoom yapabildiğiniz yeni motor, seri için kesinlikle önemli bir adım olmuş. Ancak şahsen ben 3D motordan pek memnun kalmadım. Bunun birçok sebebi var; öncelikle 3D motorda sabit kameraların olmaması ve sürekli kamera ile ilgilenmek can sıkıcı. Sonralıkla (?) biraz sonra değineceğim bir eksiye de katkısı var motorun; ruhsuzluk. Oyunun ilkinden daha ruhsuz ve “boş” gibi görünmesine sebep olan kameranın elbette ki potansiyeli var –ki yapımcılar bunu eminim ek pakette veya 3. oyunda kullanacaklardır.
3 boyutlu ortamla beraber oyunun her bir karesi haliyle yeni boyuta geçmiş. Ancak bu boyut geçişi bana kalırsa oyuna pek yaramamış. İlkinde basit ama daha canlı görünen görseller, 2. oyunda az poligonlu, kabaca üstünden geçilmiş gibi görünen birkaç sene öncesine ait grafiklere bırakmış kendini. Yapımcıların muhatabı Far Cry, Doom 3, Half-Life 2 gibi grafiksel açıdan “aşan” yapımları oynayan “hardcore” olarak tabir edilen oyuncu sınıfı olmadığından dolayı bu üstünkörülük, bir yere kadar kabul edilebilir; ancak oyunun iyi bir oyun olmasına kesinlikle bir engel teşkil ediyor.
Yeni oyunla beraber gelen yeni ara birim, daha basitleştirilmesi ve 4 ana menü altında toplanması ile oyuna büyük kullanım kolaylığı sağlamış. Yeni olarak haritada şekilsel değişiklikler yapmaya olanak sağlayan terrain tool ile hayvanlarınızın ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebiliyorsunuz. Ancak burada da oyunun bir eksikliği var, arabirimin yavaşlık sorunu. Oyun boyundan büyük işlere kalkışıp yüksek sistem isteyecek kadar arsız değil, ancak bir tuşa bastığınızda yeni ekran karşınıza birkaç saniye geç geliyor. Yamalarla düzeltilebileceğini tahmin ettiğim bu yavaşlık sorunu heyecan yaptığınız anlarda (ki bu oyunda kim heyecan yapar o da ayrı konu) saç baş yolmaktan ötürü kel kalmanıza neden olabiliyor.
”Campaign” ve “Free form” olarak 2 ayrı moda sunulan tek kişilik oyun, senaryo bitince de oyunu oynamanız için bir sebep olabiliyor. Kısa ve (başları hariç) kolay olan senaryolu “Campaign” kısmı bitince sınırsız para ile yeryüzünün en sağlam hayvanat bahçesini yaratmak için “Free form” bölümünde uğraş verebiliyorsunuz. İlkinden daha fazla çeşitlilik sağlayan senaryolu kısmın ilk oyunlarında parasal açıdan sorun yaşayabiliyorsunuz, ancak Zoo Tycoon 2, her tycoon oyununun korkulu rüyası “oyuncuyu iş-güç yapmadan bekletmek” sendromuna yakalandığından ötürü, bütün düzeneği kurduktan sonra boş boş monitöre bakıp hayvanlarınızın ortalığı nasıl pislediğini belgesel izlermişçesine seyrederek paranın yavaş yavaş kasanıza uğramasını bekleyebilirsiniz.
Para kazanma olayında da yapımcılar bir yenilikle daha karşımıza çıkmış; bahşiş kutusu. Ülkemizdeki hayır kutularının aksine genelde dolu olan ve az da olsa (ki genelde hiç de az değil!) bir miktar yardımda bulunan ziyaretçilerin bahşiş bırakma oranı mutluluğuyla doğru orantılı. İlk oyundaki mutlu hayvanlar = mutlu ziyaretçiler = bol para mantığını kullanan oyunda bu sebepten dolayı öncelikli göreviniz hayvanların her isteğini yerine getirerek onları mutlu etmek.
Hayvanları mutlu etmek içinse yaşadığı doğal ortama uygun bir yer yapısı (kum, orman, çöl, göl), genişçe kafes, yiyecek-içecek ihtiyacının karşılanması gerekiyor. Sonlara doğru hayvanlarınız iyice arsızlaştığından eğleneceği oyuncaklar, yuva kuracağı bir eş ve daha fazlasını da isteyebiliyorlar. Oyunda bin bir çeşit oyuncak, yuva, yiyecek vb. bulunduğundan dolayı bir hayvanat bahçesi görevlisinden o hayvana uygun yer şartları hakkında bilgi alabiliyor, ne yer ne içer her konuda tavsiyeler alabiliyorsunuz.
Oyunun başlarında paranız kısıtlı, görevlileriniz ise az paraya kanaat etmediğinden dolayı bazı kirli işleri “siz” görüyorsunuz. Zoo Tycoon 2′nin bir başka yeniliği olan bu özellikte parkınıza birinci kişi kamerasında inebiliyor, bir ziyaretçi olarak dolaşabiliyor, bir görevli olarak hayvanlarınızı yıkayabiliyor, altını değiştiriyor, yemeğini yedirebiliyorsunuz. Ayda $500 civarı (tam hatırlayamadım) para ödediğiniz görevlilerin işini siz yaparak ayağınızla yorganınızın dengesini daha iyi ayarlayarak ay sonuna kârda girmeyi başarabiliyorsunuz. Ancak birinci kişi kamerasının bir insan olarak dolaştığınız hissini vermekten çok uzak olması ve o kameranın sadece “kamera” olması bazılarını bundan da soğutabilir. Kamera, sağa sola sallanan, nefes alan, eğilen, hoplayan zıplayan bir FPS oyunu kamerasının gerçekçiliğinden çok uzak.
Yepyeni 3D motor, pek çok yenilik, yeni fikirler ve bağımlılık yaratan eğlenceli oynanışı ile Zoo Tycoon 2′nin keyifli anlar yaşatması muhtemel. Ancak Need for Speed: Underground 2, Halo 2, Half-Life 2, Vampire the Masquerade: Bloodlines ve Medal of Honor: Pacific Assault gibi oyunlar varken donuk grafikli, en sağlam makinelerde bile yavaşlayan (motordan ötürü) ve basit arabirimli, çocuk oyunu sayılabilecek bir yapımın yüzüne kim bakar o da ayrı bir konu. Yine de saydığım tüm oyunları yalayıp yuttuysanız göz atmaya değer bir oyun Zoo Tycoon 2.
Unreal Tournament 3 + Türkçe Yama Download
Çarşamba, 30 Temmuz 2008
E3 2007 etkinlikleri çerçevesinde Midway ofisini ziyaret edip Sony’nin konferansda verdiği güzel haberler hakkında Epic Games yetkilileri ile görüşeyim dedim. Daha önce tanışma imkanım olan Midway’dan Natalie Salzman beni orada bekliyordu. Natalie gülerek ‘Sana Epic Games’den yapımcı Jeff’i getirdim.’ deyince çok sevindim ve güler yüzlü ve hayli neşeli birisi olan Jeff Moris ile güzel bir söyleşi yaptım. Keyifli okumalar.
Orçun- Merhaba Jeff. İlk olarak senden bahsedelim istersen. Projedeki pozisyonunu anlatır mısın?
Jeff- Tabii ki. Ben Epic Games’in Unreal Tournanment oyununun yapımcısı Jeff Morris. 3,5 yıldır buradayım. Daha önceki Unreal oyunlarında da görev aldım. Ben bu projeye gönül vermiş insanlardan birisiyim. Ben hep derim, ben UT seven birisi değil, daha çok ona çocuk gibi aşık olan birisiyim. Unreal beni heyecanlandıran bir oyun.
Orçun- Ne kadar zamandır UT3 üzerinde çalışıyorsunuz?
Jeff- 2005′in ocak ayından beri bu oyunun üzerinde çalışıyoruz. Sadeced oyunun genel yapısı değil, 16 araç, 11 silah, 25 karakter yarattık bu süre içerisinde. Bunlar gerçekten uzun zaman alan şeyler. Bunları en güzel haliyle yapmak için büyük bir çaba harcadık.
Orçun- Sence Unreal Tournament 3′ün en önemli ve çarpıcı özelliği nedir?
Jeff- Unreal Tournament 3′de bizi en çok heyecanlandıran oyuncuların yaratacakları ekstraları PS3′e taşıma imkanı vermek. Artık PC’de kendi haritanızı, kendi silahınızı, kendi araç ve hatta yeni oyun bölümlerinizi yaratıp, bunları bir memory stick’e kaydetip, PS3′e taşıyabilirsiniz. Kendi mod’larınızı oynama imkanı sağlamak. PS3 arkaplanından, HOME sanal dünyasındaki evinize ve HOME sayfasına kadar bir çok etkileşim sunuyoruz. Bizim oyunu yapmak için uğraştığımız gibi sizler de oyunu değiştirmek, hayallerinizin Unreal dünyasını ve oyununu yaratmak için uğraşacaksınız. İşte bunlar UT3′ü önemli kılan özellikler. Daha önce oyunu ciddiye almayan bazı basın birimleri bile bu oyuncuların UT3 için yapacakları yenilikler için yarışmalar düzenlemeyi düşünüyorlar ve bu gerçekten harika bir şey.
Orçun- PlayStation 3 için çıkan oyunlara PS Store’dan ekstralar indirebiliyoruz. Fakat şu ana kadar çıkan oyunlardan çok azı böyle ekstralar sunuyor ve hala indirilebilir ekstralar sınırlı. Unreal Tournament 3 için PS Store’dan indirebileceğimiz, bedava veya ücretli bazı şeyler olacak mı?
Jeff- Kesinlikle olacak. UT serisi bedava bonus paketleri ile ünlüdür. UT 2004 için 3 tane bonus paketini ücretsiz verdiğimizi hatırlayın. PS3 için de böyle bonus paketleri hazırlıyoruz. Gears of War’da da hatırlarsınız ücretsiz bir çok şey sunmuştuk. Biz önceden yaptığımız gibi ücretsiz sunmak için elimizden geleni yapacağız. Sony’nin politikalarının nasıl olduğunu göreceğiz, bu biraz bizim elimizde olan bir şey değil. Biz Epic Games olarak ücretsiz sunumlar yapmayı seviyoruz ve bu bize para kabettirmiyor. Ayrıca biz diğer insanların yeni özellikler yaratıp yeni paketler hazırlayıp onları ücretli veya ücretsiz sunmasını ve bizim dışımızda insanların da Unreal yapımcısı olmasını istiyoruz.
Orçun- Tekrar sizin ağzınızdan duyalım. Oyun sadece PS3 ve PC için çıkacak değil mi?(2007′de)
Jeff- Evet doğru, 2007′de sadece PS3 ve PC için.
Orçun- PS3 çıktığından beri CELL ve PS3 hardware’i hakkında çok konuşuldu. PS3′ün en güçlü hardware paketine sahip olduğu hep söylendi. Peki sizce de öyle mi? Gerçekten PS3 üzerinde çalışırken bu farkı görebildiniz mi? Yoksa diğer bir kesimin söylediği gibi zorluklar mı yaşadınız?
Jeff- Çok fazla yeni şey öğrendik. PS3 ile çalışırken her gün başka bir yenilik, başka bir kolaylık öğrendik. Hala da öğrenmeye devam ediyoruz. Biz Unreal teknolojisi üzerinde çalışırken tüm platformlarda aynı şekilde çalışabilmesi için çok zaman harcadık. PC’de ve PS3′de de hiç bir fark olmaması için her şey yapıldı. Bunu XBox 360 için de yapabilirdik. Fakat PS3′ün çok güçlü bir makina olduğunu kabul etmek gerekir. İnsanlar soruyorlar, PS3 versiyonundan neleri kesdiniz Pc versiyonunu yakalayabilmesi için diye. Biz hiç bir şey kesmiyoruz. Hatta ekliyoruz. Düşünün SixaxiS’in araç kullanımlarında hareket sensörü ile kullanılabilmesi ne büyük bir artıdır. Bu gibi artılar bile bizi PS3 hardware’i hakkında pozitif yönde etkiliyor doğal olarak. Ayrıca Sony ne istersek bize sundu ve çok yardımcı oldular. Bütün sistemler karışıktır. Önemli olan çözebilmek. Ortaklaşa çalışmalar her zaman güzel sonuçlar doğurur. Bizim programcılarımız dünyanın en zeki programcılarından bazıları. Tasarımcılarımız dünyanın en kaliteli tasarımcılarından bazıları.
Orçun- Başka projeler var mı üzeride çalıştığınız?
Jeff- Şu anda UT3 herkesin zamanını harcadığı proje. Gelecekte neler olur bilinmez. UT3′den sonra multi platform bir oyun üzerinde Midway’la çalışacağız. Fakat şu anda UT3 herkesin heyecanla çalıştığı tek proje.
Orçun- Sony Basın Konferansı’nda Unreal motorunun PS3 için özel olarak geliştirilmesi ve değiştirilmesi için bir anlaşma yapıldığı açıklandı. Bu güzel haber hakkında biraz bilgi verir misin?
Jeff- Ben oyun yapımcısıyım ve anlaşmanın ayrıntılarını maddelerini bilemiyorum ama size şöyle açıklayayım. Biz Unreal motorunu PS3 için özel olacak bir şekilde geliştireceğiz. Biz takım olarak zaten uzun süredir sistem üzerinde çalışıyoruz. Bu anlaşma ile Unreal motorunun teknisyenleri PS3′e odaklanacak ve motoru tamamen bu sistem için özel bir hale getirecekler. Sony’den büyük bir destek var. Sony ekibi ile beraber çalışıyoruz ve bize her türlü detayı veriyorlar ve yardımcı oluyorlar. Hayli yakın bir ortak çalışma mevzu bahis.
Orçun- Yoğun temponda zaman ayırdığın için çok teşekkürler Jeff.
Jeff- Asıl ben teşekkür ederim, buraya kadar gelip benimle görüştüğün için. Hemen git Türk okuyucularına bu güzel haberleri ilet benden.
Unreal Tounament 3′ün E3 için özel verilen muhteşem screen shotları için ekran görüntleri kısmına bakmayı unutmayın.
Microsoft Flight Simulator X + Türkçe Yama Download
Pazar, 27 Temmuz 2008Winning Eleven: Pes 2008 + Türkçe Yama Download
Pazar, 27 Temmuz 2008
Winning Eleven ve Pro Evolution Soccer serisi Konami’nin çıkarttığı kardeş oyunlardandır. Öyle ki birbirlerine ikizler kadar benzerler aslında. Pro Evolution Soccer serinin Avrupa ismiyken, Winning Eleven Japonya (ve Amerika) ismi oluyor. Ama Bizim incelediğimiz versiyon Winning Eleven 9 International, yani İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca desteğiyle beraber geliyor. Pro Evolution serisinin, Winning serisindeki karşılığını bulmak içinse sonundaki rakama 4 ekliyoruz. Seriyi takip etmeyenler ve bu ikisi aynı oyun değil mi neden iki farklı sürüm çıkıyor diyenler için de kısa bir yanıt olmuştur umarım bu.
Menülerde ve ara videoda küçük değişikler var, yine her seferinde olduğu gibi. Ara video Pes 5′tekinden daha güzel olmuş bu sefer. Pro Evolution Soccer 5 ve Winning Eleven 9 ile birlikte artık seride kaba kuvvet ve hafif ikili mücadelere getirilen zorluk burada da devam ediyor. Sevenlerini ikiye ayıran bu değişiklik kanımca pres yapmayı kare ve x tuşuna basmaktan ibaret olarak algılayan kitleyi, “olmamışçılar” kısmına sokuyor. Ama otomatik olarak pres yapmaktan hoşlanmayan kitle için ise daha güzel olmuş, özellikle bu iki tarafın mücadelelerinde presciler frikik bölgesinde yaptıkları fauller yüzünden bayağı terleyeceklerdir.
Frikik bölgesi demişken isterseniz buradaki değişiklere de değinelim, PES 5′te olduğu gibi WE 9′da da serbest vuruştan gol atmak epeyce kolaylaştırılmış. Ama bu her attığınız gol olacak anlamına gelmiyor elbette. Kaleye 20-25 metre bölgesinden atmak için barajın kapattığı köşeyi hedefleyip şut tuşuna bir seferde yarısını dolduracak kadar basmak yeterli oluyor oyuncunun yeteneğine ve o anki şansınıza göre tabi. Ortalama olarak bu şekilde barı ayarlayabilerek attığınız her 3 şuttan birisi gol oluyor diyebiliriz. Benim PES 5 ve WE 9 da şimdiye kadar attığım serbest vuruş golleri 20′yi geçmiştir herhalde. Bu da aşağı yukarı PES 3, PES 4 ve WE 8 oynayarak geçen onca süredeki frikikten attığım 3-4 gole oranlayınca arada büyük bir fark olduğunu anlatıyor herhalde. Ancak ya benim gittikçe beceriksizleşmemden dolayı ya da oyunun zorlaşmasından dolayı, PES 3′e göre PES 4′te, PES 4′e göre 5′te (WE için rakamlara 4 ekleyin) azalan kornerden atılan goller ise dikkat çekici. Önceki oyunda orta yaparak atılan goller bu oyunda bariz bir biçimde azaltılmış aynı şekilde kanatlardan ataklar da oldukça zorlaşmış bulunmakta. Bu durumda kontrollü paslar ve akıllıca düşünülmüş ver kaçlar yardımcınız olacak. Aynı şekilde defansın üstünde aşırtarak atılan koşu yoluna paslar da eskisi gibi hedefi bulmuyor ve genelde kalecinin yakalayacağı şekilde uzun düşüyor. Bütün bunlar sizi oyuna alışacağınız süre zarfında hep 1-0, 1-1, 0-1 lik skorlara, uzatmalara götürecek olan etmenlerin başında geliyor.
Yine PES 5′te olduğu gibi, bir oyuncu sakatlandığı zaman topun dışarı atılması ya da hakemin hava atışı gibi bir takım hoş incelikler WE 9′da gözünüze çarpacaktır. Lisans konusunda ise pek bir değişiklik yok, “Man Red” gibi gerçekten esinlenildiği belli ancak ismi sallama takımlar duruyor olduğu gibi. Neden bir türlü lisansları almıyor şu Konami bizi 1 GB üzeri Wolf patchler indirmeye mahkum ediyor anlamak güç. Konami fanatiklerinin de kabul edeceği EA Sports’un elindeki tek koz bu ve hala devam ediyor.
Bir diğer can sıkıcı nokta ise ofsayt olduğunda eğer gol atabilirseniz ya da kritik bir pozisyondaysanız, yan hakemler bayrağı kaldırmada oldukça geç kalıyorlar. Bir açıdan görsel zenginlik olan bu durum, gollerinizin iptal olması ya da devam eden bir pozisyonda ofsayt bayrağının geç kalkması yine de sinirlerinizi tırmalayabiliyor sert mücadelelerde. İşin zevkli kısmı ise aynısı size karşı mücadele eden bilgisayar için de geçerli. Bir maçta benim bir, bilgisayarın ise üç golü iptal edilmişti örneğin. Aynı şekilde bazı pozisyonlarda az önce dolu olan tribünlerin boşaldığını görüyoruz PES 5′te gördüğümüz bu durum ise oyunun PS2′den port edilmiş olmasından kaynaklanıyor sanırım. Zira PS2 gibi artık miladını doldurmuş bir makine bazı açılardan futbolcularla birlikte seyircileri çizemeyecek kadar yavaş kalıyor. Hele de PS2 ve bilgisayar versiyonları arasındaki grafik farkı azımsanamayacak derecede fazla.
Oyun büyük oranda PES 5 ile aynı olduğu için incelemeyi çok da uzatmaya gerek görmüyorum. Farklı bir ara yüz ve küçük değişiklikler eşliğinde Konami’nin bize sunduğu futbol macerasına Winning Eleven 9 ile devam edip etmemek sizin elinizde. Çok büyük değişiklikler olmasa da oynadıkça fark edeceğiniz ufak tefek nüans farkları bulunuyor. Benim size tavsiyem ise mutlaka bir denemeniz gerektiği yönünde olacak. Serinin bir sonraki oyununda görüşmek üzere.
Command & Conquer 3: Tiberium Wars + Türkçe Yama Download
Pazar, 27 Temmuz 2008
Platform: PC
Tür: Strateji [Real-time, Bilim-kurgu / Gelecek]
Multiplayer: Var [Internet, LAN]
Yayıncı: Electronic Arts
Yapımcı: Electronic Arts
Çıkış Tarihi: 2007 Nisan
Minimum Sistem Gereksinimleri:
Intel P4 2,0 GHz ya da AMD Athlon 2000+, 512 MB RAM, 6 GB HDD Alanı, NVIDIA GeForce 4+ ya da ATI Radeon 8500+, Windows XP/Vista
History Channel: Battle for the Pacific
Perşembe, 17 Temmuz 2008
Oyun Hakkında
History Channel: Battle for the Pacific puts you in on the ground in many of the decisive battles in the Pacific Theater or WWII.
Nemesis Of The Roman Empire
Perşembe, 17 Temmuz 2008
Oyun Hakkında
Nemesis of the Roman Empire, 2002 yılının mükemmel strateji oyunu Celtic Kings: Rage of War’ın devamı niteliğinde olan bir oyun. Geçtiğimiz yıllarda, çok fazla RTS oyunu piyasaya çıktı. Ama çok azı kendini hatırlatan bir yapıya sahipti. Bunların en başarılı olanı, Celtic Kings idi. Neden? Çünkü oyun, mükemmel yeniliklerle birlikte gelmişti. Bunların başında da, RTS tarzı ile RPG’yi birleştirmesiydi.
Oyun, Roma ile Carthage’in savaşını konu alıyor. Tarihi savaşların konu alındığı oyunda, ayrıca Gaul ve Iberia’yı yönetmek de mümkün oluyor. Bu tarafların hepsinin ayrı görev paketleri mevcut. Oyun, tarihi aynen yansıtan bir oyun değil ayrıca. Eğer öyle olsaydı, Roma İmparatorluğu’nun diğerlerini dağıtması ve kazanması gerekirdi. Ama öyle olmuyor. Bu oyunla, tarihi yeniden yazabiliyorsunuz.
Haemimont Games tarafından geliştirilen oyunda, yine RTS türünün en mükemmel tarafları alınmış, fantastik öğelerle birleştirilerek, sağlam bir RTS-RPG birleşimi oluşturulmuş.
RTS öğeleri olarak, bilinen şeyler en basite indirgenmiş. Şehir kurmak, altın ve yiyecekle ilgilenmek temel görevleriniz arasında. Ayrıca, asker üretmek de önemli işlerimiz arasında. Küçük bir köyden başlayarak kocaman bir şehir haline geliyorsunuz. Tabi, siz büyüdükçe ihtiyaçlarınız da artıyor. Ayrıca, şehrinizi korumanız gerekiyor. Askerlerinizin de çeşitli ihtiyaçları karşılanmalı ve onlara yiyecek taşımalısınız. Bu taşıma yollarının da korunması gerekiyor. Karışık gibi görünüyor. Aslında ilk başlarda kolay ama sonra, insan sayısı arttıkça ve şehir büyüdükçe, işler çok karmaşıklaşıyor.
RPG elementleri olarak da ilginç özellikler var oyunda. Mesela, karakterler bir göreve başladıklarında, çevredeki insanlardan bilgi alabiliyorlar. Bu bilgiler, görev hakkında veya harita hakkında olabiliyor. Ayrıca, oyunda ünlü kişilerle de karşılaşıyorsunuz. tarihte adları duyulmuş bu kişileri kontrol de edebiliyorsunuz, yardım da alabiliyorsunuz. Moral olayı da, askerlerinizin kazanması veya kaybetmesi açısından, çok önem taşıyan bir faktör. Dikkat etmek lazım.
Oyunun grafikleri oldukça geliştirilmiş. Karakterler harika görünüyor. Yer şekilleri, bitkiler de mükemmel yapılmışlar. Özellikle kalabalık ortamlarda, oyun asla yavaşlamıyor. Bu da oyunun grafik motorunun iyi bir yanı. Askerlerin görünüşleri, ne işe yaradıkları açısından size bilgi verebiliyor. Çevreye zarar veremiyorsunuz. Ama etrafta herşeyden bol kepçe var. Tamamen canlı bir ortam yaratılmış. Kullanılan efektler de oldukça canlı, oyuna renk katmış.
Herşeyin yanında, ses efektleri de süper. Müzikler bir harika. Bir önceki oyunda da öyleydi. Diğer kullanılan efektler de mükemmel. Ses kalitesi çok yüksek ve sesler çok çeşitli.
Kontroller çok basit. Oyuna alışmak zaman almayacaktır. Ayrıca, kolay kullanımı olan bir arayüze sahip olduğu için, oyunda herşeye hemen tepki verebileceksiniz. Ordunuz büyüdükçe ve etrafa dağıldıkça, hem ordularınızla hem de şehrinizle ilgilenmeniz gerekecek. Şehriniz de büyüdüğünde, yiyecek taşıma kanalları, askerler ve çeşitli stratejik noktaları kontrol etmek zorlaşacak. Ama kontrol kolaylığı sayesinde, bu zorluklar büyük ölçüde atlatılmış.
Arkadaşlar, bu oyun alınır. Kesinlikle oynanması gereken, şaheser niteliği taşıyan bir oyun. Bir arkadaşımız bana strateji oyunlarını incelemediğimi söylemişti. İşte, mükemmel bir oyun. Artık 1-2 ay bu oyunla idare edersiniz. Bunun gibi bir oyun uzun bir süre gelmeyecek gibi.
Görüntüler






The Experiment + Türkçe Yama Download
Perşembe, 17 Temmuz 2008
Oyun Hakkında
Get behind a control board in a security monitor room and guide a mysterious woman to safety and warn her of dangers that await.
Genre: Adventure
Release Date: Feb 5, 2008
Players: 1 Player
Görüntüler
http://www.gamespot.com/pc/adventure/experience112/images.html
The Sims 2: FreeTime + Türkçe Yama Download
Perşembe, 17 Temmuz 2008
Oyun Hakkında
Engage your Sims in a number of leisure activities and hobbies, from sports to car restoration to ballet to pottery.
Genre: Virtual Life
Release Date: Feb 26, 2008
Players: 1 Player
Görüntüler
http://www.gamespot.com/pc/sim/thesims2hobbies/images.html


